Çelişkiler Bataklığında İncil
‘’Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesîh’tir’’diyenler andolsun ki kâfir olmuşlardır. De ki: Öyleyse Allah, Meryem oğlu Mesîh'i, anasını ve yeryüzündekilerin hepsini imha etmek isterse Allah'a kim bir şey yapabilecektir! Göklerde, yerde ve ikisi arasında ne varsa hepsinin mülkiyeti Allah'a aittir. O dilediğini yaratır ve Allah her şeye tam manasıyla kadirdir.'' (Maide,17)
‘’Yahudiler, "Uzeyir Allah'ın oğlu" dediler, Hıristiyanlar da "Mesih Allah'ın oğlu", dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!’’ (Tevbe,30)
‘’Allah’ı bırakıp da din âlimlerini, rahiplerini, özellikle Meryem oğlu Mesîh’i rab edindiler. Oysa tek bir Tanrı’ya kulluk etmekle emrolunmuşlardı. O’ndan başka tanrı yoktur; O yüceler yücesidir, onların yakıştırdıkları eş ve ortaklardan bütünüyle uzaktır.’’ (Tevbe,31)
‘’Sonra bunların izinden ard arda resullerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik, ona İncil'i verdik ve ona uyanların yüreklerine bir şefkat ve merhamet koyduk. Uydurdukları ruhbanlığa gelince onu, biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.’’ (Hadid,27)
Bu ve benzeri ayetler Hıristiyanların içine düştükleri hali özetlemektedir. Özellikle Hıristiyan din adamlarından bazıları orjinalinde yazmayan ifadeleri kitaba eklemiş ve insanların tevhid inancından sapmalarına neden olmuşlardır. Zamanla Hıristiyanlar Hz. İsa’yı ilahlaştırmışlar, dinde olmayan ruhbanlık vd. uygulamaları dinde varmış gibi uygulamışlardır. Bugüne kadar İncil üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda kitabın ciddi çelişkiler barındırdığı tespit edilmiştir. Şüphesiz kutsal olduğuna inanılan kitabın içinde bir tane bile çelişki olması o kitabın tahrif edildiğini göstermek ve kutsal olmadığı iddiasını desteklemek için yeterlidir. İncil’in tahrif edildiğini anlamak için birkaç örnek vermek yeterli olacaktır:
YUSUF’ÛN BABASI KİMDİR?
İncil’de Hz. Meryem’in kocası Hz. Yusuf olarak tanıtılır. Hz. Yusuf’un babası İncil’in Matta ve Luka bölümlerinde farklı olarak tanıtılmıştır. Bu farklılık tarihsel açıdan çelişki oluşturur:
‘’Yakup Meryem'in kocası Yusuf'un babasıydı. Meryem'den Mesih diye tanınan İsa doğdu.’’ (İncil, Matta 1/16)
‘’İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusuf'un oğlu olduğu sanılıyordu. Yusuf da Eli oğlu,’’ (İncil,Luka 3/23)
HZ. İSA ZORBA OLABİLİR Mİ?
İncil’in geneli dikkate alındığında Hz. İsa’nın kurtarıcı olduğu anlatılır ve hoşgörülü tavırlarından bahsedilir. Ancak İncil’in Luka bölümünde kendisinden bahsedilen Hz. İsa, krallığını tanımayanları kılıçtan geçirebilecek kadar özgürlük karşıtı birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuşkusuz Hz. İsa’nın farklı karakterde iki insan gibi anlatılması İncil’deki çelişkinin bir başka örneğidir:
‘‘Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!” (İncil, Luka 19/27)
HZ. İSA DİRİLDİKTEN SONRA NEREDE GÖRÜNDÜ?
Hz. İsa’nın diriltildikten sonra insanlara tekrar göründüğü yer Matta ve Luka İncillerinde farklı olarak aktarılmıştır. Bu iki farklı anlatım da İncil’de yer alan çelişkiye verilebilecek bir başka örnektir:
''Melek kadınlara şöyle seslendi: “Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa'yı aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O'nun yattığı yeri görün. Çabuk gidin, öğrencilerine şöyle deyin: ‘İsa ölümden dirildi. Sizden önce Celile'ye gidiyor, kendisini orada göreceksiniz.’ İşte ben size söylemiş bulunuyorum.” Kadınlar korku ve büyük sevinç içinde hemen mezardan uzaklaştılar; koşarak İsa'nın öğrencilerine haber vermeye gittiler. İsa ansızın karşılarına çıktı, “Selam!” dedi. Yaklaşıp İsa'nın ayaklarına sarılarak O'na tapındılar. O zaman İsa, “Korkmayın!” dedi. “Gidip kardeşlerime haber verin, Celile'ye gitsinler, beni orada görecekler.” (İncil, Matta 28/5-10)
‘’Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, “Size esenlik olsun!” dedi. Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar. İsa onlara, “Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?” dedi. “Ellerime, ayaklarıma bakın; işte benim! Dokunun da görün. Hayaletin eti kemiği olmaz, ama görüyorsunuz, benim var.” Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve ayaklarını gösterdi. Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, “Sizde yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler. İsa onu alıp gözlerinin önünde yedi. Sonra onlara şöyle dedi: “Daha sizlerle birlikteyken, ‘Musa'nın Yasası'nda, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlar'da benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir’ demiştim.” Bundan sonra Kutsal Yazılar'ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı. Onlara dedi ki, “Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalim'den başlayarak bütün uluslara O'nun adıyla duyurulacak. Sizler bu olayların tanıklarısınız.'' (İncil, Luka 24/36-48)
