07 Aralık 2024, 20:29 tarihinde eklendi

Kısa Günlük Hayat Konuşmaları

Kısa Günlük Hayat Konuşmaları

Köşe yazıları kısmında paylaşılacak İngilizce ifadeler İngilizlerin kendi aralarında çok sık kullandıkları ifadelerdir. İngiliz İngilizcesi ile Amerikan İngilizcesi arasında yazılışta az da olsa farklılıklar mevcuttur. Bu farklılıklardan kısaca bahsetmek gerekirse:

Telaffuz

İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi arasındaki en belirgin farklardan biri telaffuzdur. Misal, İngiliz İngilizcesinde “r” harfi genellikle vurgu yapılmadan telaffuz edilirken, Amerikan İngilizcesinde belirgin bir şekilde telaffuz edilir. Örneğin:

  • Car (Araba): İngiliz İngilizcesinde (ka:), Amerikan İngilizcesinde (kar)

Kelime Dağarcığı

İki lehçe arasında birçok kelime farklı anlamlara gelebilir veya tamamen farklı kelimeler kullanılabilir. İşte bazı örnekler:

  • Asansör: Lift (İngiliz İngilizcesi) / Elevator (Amerikan İngilizcesi)

Yazım

İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi arasında yazım kuralları da farklılık gösterir. İngiliz İngilizcesi genellikle daha geleneksel yazım kurallarını korurken, Amerikan İngilizcesi bazı kelimeleri daha basit bir şekilde yazar. Örneğin:

  • Renk: Colour (İngiliz İngilizcesi) / Color (Amerikan İngilizcesi)

Dilbilgisi

Dilbilgisi kuralları da iki lehçe arasında yer yer farklılık gösterebilir. Örneğin, İngiliz İngilizcesinde geçmiş zaman fiilleri genellikle “-t” ile biterken, Amerikan İngilizcesinde “-ed” ile biter:

  • Burnt (İngiliz İngilizcesi) / Burned (Amerikan İngilizcesi)

Tarih ve Saat Formatı

İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi tarih ve saat formatlarında da farklılık gösterir. İngiliz İngilizcesinde tarih genellikle gün/ay/yıl formatında yazılırken, Amerikan İngilizcesinde ay/gün/yıl formatı kullanılır:

  • 8/9/2024 (İngiliz İngilizcesi) / 9/8/2024 (Amerikan İngilizcesi)

Yazıda ve okunuşta görülmesi muhtemel bu farklılıkları hatırınızdan çıkarmayınız.

İngiltere'de günlük hayatta sık kullanılan kısa konuşma kalıplarından bazıları aşağıdaki gibidir:

What's up? [vɔts ap]: Naber?

What's going on? [vɔts going ɔn]: Nasıl gidiyor?

So far so good [sou fa:r sou gud]: Herşey yolunda.

Couldn't be better [kudınt bi: betə]: Daha iyi olamazdım.

Same as usual [Seym æz yu:juəl]: Her zamanki gibi.

So-so [sou sou]: Şöyle böyle.

Not bad [nɔt bæd]: Fena değil.

What's wrong? [vɔts rɔng]: Sorun nedir?

How was your day [hau vɔz yo:r dey]: Günün nasıldı?

What happened? [vɔt hæpənd]: Ne oldu?

You look great! [yu: luk greyt]: Harika görünüyorsun!

What are you? [vɔt a:r yu]: Necisin? (Yapılan meslek sorulurken)

Good luck! [gud lak]: İyi şanslar!

Have a nice day! [Hæv ə nays dey]: İyi günler!

 

             

   

DİĞER MAKALELER