Ekran Maruziyeti ve Çocuklar
Çocukların bilişsel ve ruhsal gelişimlerinin normal sınırlar içerisinde sürdürülmesine destek olmak için teknolojik araçlarla münasebetleri ebeveynlerce bilinçli bir şekilde düzenlenmelidir.
Bugün hemen hemen birçok dizi ve filmde hatta çizgi filmde dahi olumsuz içerikler doğrudan ya da dolaylı yollarla çocuklara sunulmaktadır. Yeterli bilişsel olgunluğa erişmemiş çocuklarsa bu ayrımı yapamadıkları için anormal olan pek çok söz ve davranışı normalleştirebiliyor.
Hemen hemen her gün şahit oluyoruz ki toplumda müspet kabul edebileceğimiz çoğu değer ayaklar altına alınıp değersizleştiriliyor; olumsuz söz ve davranışlarsa özgürlük ve modernlik kisvesi altında yüceltiliyor. Şiddet normalleştiriliyor, argo sözcük kullanımı teşvik ediliyor, cinsel içerikli konular kontrolsüz bir şekilde ekranlarda paylaşılıyor. Ne acıdır ki yıllardır haber bültenlerinde güzel ülkemizin güzide insanları bu duruma dert yanmaya; ruh bilimciler ve sosyologlar ise tekerrür mahiyetinde cümlelerle çözüm olmaya(!) devam ediyorlar.
Halkımız dert yanmaya toplum bilimcilerimizse konuya çözüm alternatiflerini sunmaya devam etsinler (!) biz çocuk gelişimciler pedagojik yaklaşımları referans alarak ebeveynlere rehberlik yapalım. Zira çocukluk dönemi kişiliğin temellerinin atıldığı bir dönemdir ve bu dönemde çocuğa yönelik sergilenecek her türlü pedagojik yaklaşım ile çocukların sağlıklı kişilik geliştirme sürecine katkı sunulacaktır.
Evvela 1,5 yaşına kadar çocuğun ekrana maruz kalmamaları gerektiğini söylüyoruz. Algı düzeylerinin ve dil gelişimlerinin sekteye uğramaması için çocuklar bu dönemde mümkün oldukça ekrandan uzak tutulmalıdır. Algı ve dil gelişmini destekleyici çoklu duyu uyaranı ihtiva eden oyuncaklar (bilhassa Montessori eğitim felsefesine uygun olarak hazırlanmış oyuncakları tavsiye ediyorum) aracılığıyla çoçuklar oyun oynamaya teşvik edilmelidir.
1,5 yaş ile 2 yaş arasında ekrana maruziyet süresinin 1 saatten az olması daha sağlıklı olacaktır. Seyir için tercih edilen programların (çoğu zaman çizgi filmler oluyor) ekran hızına, içeriğine dikkat edilmelidir. (Ekran hızının hızlı olması algı düzeyinde bozulmalara sebep olabilir.) Yine bu programların ana dili destekleyici, cinselliğin imasının dahi yapılmadığı, ruhsal gelişimi besleyici müzikler barındıran programlar olmasına dikkat edilmelidir. Bu dönemde ebeveynler her ihtimale karşı (mümkün olduğunca) seyir esnasında çocuğa eşlik etmelidirler. 1 saatten az süre biçilmiş bu süre zarfınının sonlanması ile çocuk diğer aktivitelerle meşgul olmalıdır. Bu hususta çoklu duyu hitabına elverişli oyuncaklar aracılığı ile oynanacak oyunları, açık hava etkinliklerini… kastediyorum.
2-5 yaş arasında ekrana maruziyet süresi haftaiçi süreçte 1 saat, hafta sonu 3 saat olacak şekilde ayarlanabilir. İzlemek için seçilen programların ağırlıklı olarak ‘’paylaşma, yardımlaşma’’ temalarını ihtiva etmeleri oldukça önemlidir. Zira çocuklarda benmerkezci düşünce yapısının 4 yaş dolaylarında şiddetlendiği görülmektedir. 5 yaş itibariyle okul hayatına atılacak çocukların sosyalleşme sürecine (izledikleri programlar aracılığıyla) bu değerleri kazanarak girmeleri süreçte yaşanacak sıkıntıların azalmasına katkı sunacaktır. Çocuğun seyretmesi için seçilecek programların özelliği 1,5-2 yaş arasında bahsi geçen programların içeriğiyle aynıdır. (Ana dili destekleyici, cinselliğin imasının dahi yapılmadığı, ruhsal gelişimi besleyici müzikler barındıran... programlar)
İlkokul döneminden ergenlik dönemine kadar ekran karşısında geçirilecek sürenin haftaiçi 2 saati hafta sonu 4 saati geçmemesi gerekir. Bu dönemde çocukların ekrana maruz kaldıkları süre zarfında yanlarında ebeveynlerin olması faydalı olacaktır. Ergenlik döneminde sekonder cinsiyet özelliklerini (Erkeklerde ses kalınlaşması, kızlarda kalça ve göğüs gelişimi, her iki cinste tüylenme vd.) yeni yeni anlamlandırmaya başlayan gençler ruhsal dengesizlik yaşayabiliyorlar. Yine bu süreçte hormonal dengenin değişimiyle cinsel içerikli mevzulara ilgi artabiliyor. Dizi ve filmlerde cinsel temaların yoğun bir şekilde işlenmesi, çarpık ilişkilerin aktarılması ve normalleştirilmesi, programlarda bu rolü oynayan oyuncuların normal bireyler gibi aktarılması ve ergenin rol model ile özenti kişilik sergilemesi vd. nedenlerle ebeveynlerin çocuklarının yanında bulunmaları ve program seçiminde aracı olmaları bu nedenle faydalı olacaktır. Bu dönemde çocukların ekran ile olan ilişkilerini dengelemek için çeşitli alternatifler mevcuttur: Spora yönlendirmek, sanatsal faaliyetlerde bulunmak, açık hava etkinlikleri (örneğin,kamp yapmak) düzenlemek...
