22 Temmuz 2025, 10:58 tarihinde eklendi

Rezilyant Çocuk Yetiştirebilmek

Rezilyant Çocuk Yetiştirebilmek

Rezilyans, bireyin karşılaştığı stresli ve/veya travmatik olaylara karşı hazır olması, bu gibi olumsuz olaylara karşı fiziksel ve ruhsal dayanıklılık gösterme kapasitesidir.

Çocuklarda bu becerinin gelişimini desteklemede çekirdek çevre kadar makro çevrenin sunacağı katkı da oldukça önemlidir. Çocukların rezilyans becerilerinin desteklenmesi için fiziksel, bilişsel ve psikososyal açıdan sağlıklı ortamlarda gelişim sürdürmeleri kaçınılmaz bir gerekliliktir. 

Çocukların rezilyans becerilerinin gelişimini desteklemek için: 

  1. Fiziksel ihtiyaçların zamanında karşılanması gereklidir. Çocuğun rezilyant bir çocuk olması için sağlıklı beslenmesi, kişisel bakımına özen gösterilmesi ve uyku düzeninin ayarlanması dikkat edilecek konu başlıklarıdır. Beslenme, hijyen ve uyku bireyin stres düzeyini dengelemede önemlidir. Bunlardan yeterince faydalanılamaması bireyde iç huzursuzluk oluşturur ve stres karşısında direnç kaybına sebebiyet verir. Bu da rezilyans beceri gelişimini sekteye uğratır. 
  2. Özyeterlilik ve özgüvenlerini geliştirebilecekleri fırsatları sunmak gerekir. Çocukların kendi özyeterliliklerini oluşturabilmeleri için gelişimlerine uygun deneyimler yaşamaları gerekir. Örneğin ilkokul döneminde birinci ve ikinci sınıf düzeyinde ebeveynler ders çalışma, hafta sonu ödevlerini yapmada çocuklara rehberlik yapmalıdırlar. Üçüncü sınıftan itibaren öğrencinin bu sorumlulukları kendi kendine yerine getirebilmesi için rehberlik süresi azaltılmalıdır. Yine 4 yaşından itibaren çocuğa tuvalet eğitimi ebeveynlerden bir kişi tarafından verilmeli, beş yaşa kadar kademeli olacak şekilde tuvalet ihtiyacını kendi kendine yapabilmesi sağlanmalıdır. Çocuk kendine fırsat sunuldukça ve bu sayede kendi kendine yettiğini gördükçe özgüveni de artacaktır. Burada ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken husus daha önce deneyimsiz olan çocuğa destek olmaları, karşılaştığı problemleri öncelikle kendisinin çözebilmesini sağlayacak esnek zaman dilimleri sunmaları ardından kademeli bir şekilde sorumluluğu kendisinin yerine getirmesini sağlamalarıdır. 
  3. Özyeterlilik ve özgüvenin gelişiminde ebeveyn tutumları sürecin olumlu ya da olumsuz yönde seyretmesinde belirleyicidir. Ebeveynler karşılarında deneyimsiz bireyin olduğunu bilerek verilen sorumluluğun yerine getirilmesi esnasında uç ebeveyn tiplerine (helikopter evebeyn - otoriter ebeveyn) ait yaklaşımlardan uzak durmaları gerekir. Çocuğun sorumlulukları yerine getirirken yaptığı aksaklıklar hoşgörüyle karşılanmalı, sabırsız olunmamalı kısacası çocuğu stres ve kaygıya mahkum edecek her türlü sözel, fiziksel ve psikolojik baskıdan uzak tutmalıdırlar. İnsanların mükemmel olamayacağı hakikati göz önünde bulundurularak yerine getirilecek sorumlulukları kendi kendilerine yetecek düzeyde yapmaları yönünde desteklemeleri yeterli olacaktır. 
  4. İnsan sosyal bir varlıktır. Öyle ya da böyle toplumsal hayatta diğer bireylerle sağlıklı iletişim becerilerini geliştirebilmek için sosyal hayata atılmadan önce çekirdek çevre tarafından saygın bir birey gibi muamele görmesi gerekir. Çocuğun kendini bedensel olarak ifade etmesinin yanında sözel olarakta ifade etmesiyle birlikte ailece alınacak kararlarda sürece dahil edilmesi, kendisinin dinlenmesi gerekir. Aile içerisinde gördüğü saygın tavır karşısında sosyal hayatta başkalarıyla etkileşim kurarken ben merkezli düşünmek yerine biz bilinciyle düşünen, kendine duyduğu kadar başkalarına da saygı duyan bir birey vücuda gelecektir. Kendine ve başkalarına saygı duymayı becerebilen birey karşılaştığı her türlü sosyal zorluk karşısında dirençli olacaktır. 
  5. Çocuklara sosyal hayatta sıkça rastlanılması mümkün problem durumları karşısında bu problem durumlarıyla başa çıkabileceği esnek zaman dilimleri sunulmalıdır. Örneğin ölüm, yaşamak kadar bu hayatın bir normalidir. Çocuğun ölümü kabul edebilmesi için öncelikle yas tutmasına fırsat tanınmalıdır. Akabinde ölüm gerçeği yaş düzeyine uygun pedagojik bir yaklaşımla (Çocuklara Ölüm Nasıl Anlatılır?) anlatılmalıdır. Çocuğun bu kabulü zor gerçeği birden kabul etmesi yerine kontrollü ve stres yönetimini sağlayarak anlamlandırması rezilyans becerilerini geliştirecektir. 
  6. Rezilyans becerisinin oluşumunda değerler eğitimi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Çocuğun rezilyant olabilmesi için ailevi, toplumsal maddi ve manevi değerleri iyice özümsemesi gerekir. Adalet, sevgi, saygı, cesaret, dürüstlük vd. değerlerin aktarımı nasihat yerine eylem dili ile çocuklara aktarılmalıdır. Birlikte yapılacak etkinlikler sayesinde soyut kavramlar somut hale gelecek ve çocuk tarafından özümsenmesi kolaylaşacaktır. Yine aile içinde eşlerin birbirlerine yaklaşımları bu değerleri yansıtıcı şekilde olursa çocuk bu soyut kavramları zihninde rahatlıkla somutlaştıracaktır. İnançlı aileler değer eğitiminde maneviyatın gücünden yararlanabilirler. Dini sohbetler, kutsal metin okumaları ve akabinde gerçekleştirilecek sohbetler, yapılacak ibadetlerle bu değerlerin çocuk tarafından özümsenmesi sağlanabilir. Değerler eğitimi alan çocuk stres durumları karşısında kendisini motive edecek öğretilere sahip olacağından rezilyans becerisi bu öğretileri pratiğe dökmesiyle orantılı olarak gelişecektir.

DİĞER MAKALELER